İÇİNDEKİLER:
19. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NDA SİYASAL GELİŞMELER
19YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NDA ISLAHAT HAREKETLERİ
19. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NUN KÜLTÜR VE UYGARLIĞI
I. BÖLÜM : XIX. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NDA SİYASAL GELİŞMELER
1- OSMANLI-FRANSIZ-RUS-İNGİLİZ İLİŞKİLERİ:
* Osmanlı İmparatorluğu XIX. yüzyılda Avrupa'ya karşı bir denge politikası izlemiş ve varlığını bu yolla korumaya çalışmıştır.
2- OSMANLI-RUS SAVAŞI VE BÜKREŞ ANTLAŞMASI (1806-1812):
* Rusların Eflak ve Buğdan'ı işgal etmeleri üzerine başladı.
* Ruslar Hıristiyan halkı Osmanlılara karşı kışkırttı.
* Osmanlı ordusu savunma savaşı yaptı.
* Fransa'nın Osmanlıları desteklemesi üzerine Rusya barış yapmak zorunda kaldı.
* 1812'de Bükreş antlaşması imzalandı. Buna göre Sırplara ayrıcalık verildi.
Baserabya Ruslara bırakıldı. Eflak ve Boğdan Osmanlılarda kaldı.
3- SENED-İ İTTİFAK (1808):
* Alemdar Mustafa Paşa tarafından hazırlanıp Ayanlar ve Padişah'a onaylatılan
sözleşmedir.
* Amacı, merkezle bağlantılarını koparmış olan valilerin devlet denetimi altına
almaktır.
* Osmanlı tarihinde ilk kez bir padişah valilere kendi isteği dışında bir
takım yetkiler tanımıştır .
* Sened-i İttifak İngilizlerin Magna Charte'sına benzetilebilir.
* Sened-i İttifak ile verilen haklar halka değil, kendiliğinden ortaya çıkan
toprak ağalarına (ayan-vali) verildiğinden devletin çok zayıfladığını gösterir.
* Sened-i İttifak Ayanların hukuksal varlığını kabul ettiren bir belgedir.
4- SIRP İSYANI :
A NEDENLERİ :
* Fransız İhtilali'nin yaydığı milliyetçilik akımı.
* Rusların yaydığı Panslavist düşünce.
* Bölgedeki Osmanlı yöneticilerinin baskıcı davranışları.
* Karlofça Antlaşması'ndan sonra Osmanlı İmp'nun Avrupa yaptığı savaşların
Sırbistan toprakları üzerinde yapılması.
B- İSYANIN GELİŞİMİ VE SONUCU :
* İsyan 1804'te bölgesel direnişler biçiminde başladı.
* Ayaklanmaya Kara Yorgi ulusal bir nitelik kazandırdı.
* Ayaklanma, 1806 Osmanlı-Rus Savaşının çıkması İle birlikte yaygınlaştı.
* Ruslarla imzalanan Belgrat Antlaşmasında (1812) Sırplara ayrıcalık verilerek
isyan bastırıldı.
* Yunan İsyanı başlayınca Sırplar da ayaklandılar.
* 1829 Edirne Antla§ması İle Yunanlılar bağımsızlıklarını kazanırken Sırplar
da özerk hale geldiler.
* Sırplar Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrıcalık kazanan İlk ulustur.
* 1878 Ayastefanos ve 1878 Berlin Antlaşmaları ile Sırbistan'a bağımsızlık
verildi.
5- YUNAN İSYANI VE 1829 OSMANLI RUS SAVAŞI :
A- NEDENLERİ :
* Rusların Rumları kışkırtması.
* Fransız İhtilali'nin yaydığı ulusçuluk akımı.
* Etnik- i Eterya derneği ile Fener Patrikhanesi'nin çalışmaları.
B İSYANIN GELİŞİMİ VE SONUCU :
* İlk ayaklanma 1820 yılında Alexander İpsilanti Liderliğinde Eflak ve Boğdan'da
çıktı. Ancak isyan halk desteğini alamadığı için kolayca bastırılabildi.
* Eflak isyanı bastırılınca bu sefer Mora halkı ayaklandı(1821).
* Mora Ayaklanması kısa sürede yayıldı. Devlet isyanı bastıramadı. Padişah
II. Mahmut, Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa'dan yardım istemek zorunda kaldı.
* Mehmet Ali Paşa Mısır V aliliğinin yanında kendisine Mora ve Girit Valiliklerinin
de verilmesi karşılığında II. Mahmut'a yardım gönderdi.Böylece Mora İsyanı
1827'de bastırılabildi.
* Mehmet Ali Paşa'nın Mora İsyanı'nı bastırması Avrupa Devletlerini telaşlandırdı.
Mora ve Girit'in Mehmet Ali Paşa'nın eline geçmesi ile birlikte;
a) İngiltere'nin sömürge yollarının güvenliği tehlikeye düşebilecekti,
b) Fransa, Akdeniz'deki ekonomik çıkarlarını kaybedebilecekti,
c) Rusya'nın Akdeniz'e inmesi zorlaşacaktı.
* Bu nedenle İngiliz, Fransız ve Rus Donanmaları Navarin'de demirli bulunan
Mısır ve Osmanlı Donanmasını 1827'de yaktılar. Fransa ''Yunan Sorunu"
çözümleninceye kadar Mora'yı işgal ettiğini duyurdu. Ruslar ise Osmanlı Devleti'ne
savaş açtı.
* Ruslar doğuda Erzurum'a, batıda ise Edirne'ye kadar geldiler.
* Osmanlı İmparatorluğu'nun barış isteği üzerine Edirne Antlaşması yapıldı.
* 1829 Edirne Antlaşması ile;
a) Yunanistan'a bağımsızlık verildi.
b) Eflak ve Boğdan'a ayrıcalık, Sırbistan'a özerklik verildi.
c) Rus ticaret gemilerinin Boğazlardan geçmesi kabul edildi.
* Yunanlılar Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlığını kazanan ilk balkan ulusu oldu.
6 MISIR İSYANI VE BOĞAZLAR SORUNU :
* II.Mahmut Yunan İsyanını bastırabilmek için Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa'dan
yardım istemiş, bunun karşılığında Mora ve Girit Valiliklerini vermeyi vaad
etmişti. Ancak Yunanlılar bağımsızlık kazanınca bu vaadler gerçekleşmedi.
* Mehmet Ali Paşa Mora Valiliğinin yerine Girit ve Suriye Valiliğinin verilmesini
istedi. ll.Mahmut bunu kabul etmeyince Mehmet Ali Paşa isyan etti ve Konya'ya
kadar ilerledi.
* II.Mahmut Rus Çar'ı I.Nikola'dan yardım istemek zorunda kaldı.
* Rus Orduları'nın ve Donanması'nın İstanbul'a gelmesi, Mısır Sorunu'nu uluslararası
bir sorun haline getirdi.
* İngiltere ile Fransa'nın müdahalesi sonucu Mehmet Ali Paşa ile Kütahya Antlaşması(1833)
imzalandı. Buna göre ;
a) Mehmet Ali Paşa'ya Mısır, Girit ve Suriye Valilikleri,
b) Oğlu İbrahim Paşa'ya Cidde ve Adana Valilikleri verildi.
* Kütahya Antlaşması tarafların beklentilerine uygun bir antlaşma olmadı,
Mısır Sorunu'nu yüzeysel olarak çözdü.
* II.Mahmut, Mehmet Ali Paşa'nın olası bir saldırısına karşı İngiltere ve
Fransa'ya güvenemediği için Rusya ile Hünkar İskelesi Antlaşması'nı(1833)
imzaladı. Antlaşmaya göre;
a) Osmanlı Imp'na herhangi bir düşman saldırırsa masrafları Osmanlı İmp.
tarafından karşılanmak koşulu ile Rusya asker ve donanma gönderecek,
b) Rusya bir saldırıya uğrarsa Osmanlı Imp. sadece Boğazları kapatacaktı.
* Kütahya Antlaşması'ndan memnun olmayan II.Mahmut ile Mehmet Ali Paşa savaş
hazırlıklarına başladılar.
* Her iki taraf 1839'da Nizip'te karşılaştılar. Nizip Savaşı Osmanlı Imp.'nun
yenilgisi ile sonuçlandı.
* Avrupa Devletleri, Rusya'nın Hünkar İskelesi Ant. ile doğan haklarını kullanmaması
için Mehmet Ali Paşa'nın ilerlemesine engel oldular.
* 1840'da Avusturya,Rusya,Prusya,İngiltere Fransa ve Osmanlı İmp'nun katılımı
ile Londra'da bir konferans toplandı.
* İmzalanan Londra Sözleşmesi'ne(1840) göre;
a) Mısır Osmanlılarda kalacak, yıllık vergi ödemek koşulu ile Mehmet Ali
Paşa ile oğullarına bırakılacak,
b) Suriye,Girit ve Adana Osmanlılara geri verilecekti.
* Başta sözleşmeyi kabul etmeyen Mehmet Ali Paşa yer yer yenilmeye başlayınca
sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldı.Böylece Mısır Sorunu çözümlenmiş oldu.
B-BOĞAZLAR SORUNU :
* Mısır Sorunu'nun çözümünden sonra Boğazlar Sorunu ele alındı.1841 'de Londra
Antlaşması yapıldı.Buna göre;
a) Boğazlar Osmanlı egemenliği altında kalacak,
b) Barış zamanında Boğazlardan hiç bir savaş gemisi geçmeyecekti.
* Böylece Boğazlar Sorunu çözümlenmiş oldu.
7- KIRIM SAVAŞI :
A NEDENLERİ :
* Rusya'nın sıcak denizlere inmek isteği,
* Rusya'nın Akdeniz'e egemenlik kurmak isteği,
* Rusya'nın Hünkar İskelesi Antla§ması ile elde ettiklerini kaybetmemek isteği,
* Rusların Kudüs'teki Ortodokslara yeni haklar verilmesini sağlamak isteği,
* İngiltere, sömürge yollarını güvenlik içinde bulundurmak,Fransa ise Akdeniz'deki
ekonomik çıkarlarını sürdürebilmek için Rusya'ya karşı Osmanlı İmp'nu desteklemesi
Kırım Savaşı'nın nedenlerini oluşturur.
B KIRIM SAVAŞI'NIN GELİŞİMİ VE SONUCU :
* İsteklerini zorla gerçekleştirmek isteyen Rusya, Eflak ve Boğdan'ı işgal
etti.Böylece Osmanlı-Rus Savaşı başladı.
* 1853'te Ruslar Sinop Limanındaki Osmanlı Donanmasını yaktı. Bunun üzerine
İngiltere,Fransa ve piyemonte(İtalya) Osmanlı İmp'nun yanında savaşa girdi.
* Kırım Sava§ı, Rusların yenilgisi ile sonuçlanınca 1856 yılında Paris Barı.,
Konferansı toplandı.Konferans sonunda imzalanan Paris Ant'na göre;
a) Osmanlı Imp. Avrupa devleti sayılacak ve Avrupa Devletler Hukuku 'ndan
yararlanacaktı.
b) Osmanlı İmp'nun toprak bütünlüğü Avrupa Devletleri tarafından garanti
altına alındı.
c) Karadeniz, tarafsız bir deniz olacak,bütün ulusların savaş gemilerine
kapalı olacaktı.
d) Osmanlı İmp. ve Rusya Karadeniz'de savaş gemisi ve tersane bulunduramayacaktı.
e) Boğazların statüsü 1841 Londra Antla.,masındaki gibi olacaktı.
f) Taraflar" savaşta aldıkları yerleri geri verecekti.
g) Eflak ve Boğdan'a özerklik verilecekti.
h) Tuna Nehri'nde ticaret gemileri serbestçe dolaşacaktı.
i) Osmanlı Imp'nun yayınladığı 1856 Islahat Fermanı dikkate alınarak yapılacak
ıslahatlara hiç bir Avrupa Devleti karışmayacaktı.
C ÖZELLİĞİ :
* Osmanlı İmp'nun Avrupa Devletlerinin kefilliği altına girmesi ile artık
kendisini koruyamaz bir duruma düştüğü görüldü.
* Kırım Savaşı, Osmanlı İmp'nun ilk kez dış borç almasına neden oldu(İngiltere'den
borç alındı).
* Avrupa Devletleri Osmanlı İmp'na ilk kez topluca destek verdiler.
8- PANİSLAVİZM HAREKETLERİ :
* Panslavizm, Slav ırkından olan milletlerin Rusya'nın egemenliği altında
birleşmelerini hedef alan siyasi bir harekettir.
* Ruslar Ortodoks Hıristiyan ulusların Slav olduğunu ve bunların Rus yöne!iminde
birleşmeleri gerektiğini savundular.Bu nedenle Osmanlı İmp. sınırları içindeki
Balkan uluslarını Osmanlılara karşı kışkırttılar bunun sonucunda Balkanlarda
ayaklanmalar çıkarıldı. Bu isyanlar Osmanlı Imp'nun yıkılışına kadar sürdü.
9 1877-1878 OSMANLI-RUS SAVAŞI VE BERLİN ANTLAŞMASI :
A- NEDENLERİ:
* 1870 ve 1871'de İtalya ve Almanya'nın siyasal birliklerini tamamlamaları
sonucu, Avrupa güçler dengesinin bozulması ve bunun sonucunda Rusya'nın rahatlaması.
* Rusların Balkan uluslarını Osmanlı İmp'na karşı ayaklandırması.
* İstanbul ve Londra Konferanslarında Avrupa Devletlerinin Rus isteklerine
ılımlı bakması.
B SAVAŞIN GELİŞİMİ VE SONUCU :
* Rusya,İstanbul ve Londra Konferanslarında alınan kararlar Osmanlı İmp.tarafından
kabul edilmezse Osmanlı İmp'na savaş açacağını ilan etti.
* Osmanlı İmp. Konferans kararlarını kabul etmeyince 1877'de Osmanlı-Rus Savaşı
başlamış oldu.
* Ruslar iki koldan saldırıya geçtiler; batıda Bulgaristan, doğuda Kafkasya
üzerinden.
* Ruslar batıda Edirne'ye kadar, doğuda ise Erzurum'a kadar ge1diler.
* Osmanlı İmp, İstanbul Rus işgali tehlikesi ile karşılaşınca barış istemek
zorunda kaldı. 1878'de Ayastefanos Antlaşması imzalandı.Buna göre;
a) Sırbistan ve Karadağ ve Romanya'ya bağımsızlık verildi.
b) Görünüşte Osmanlılara bağlı,Büyük Bulgar Krallığı kuruldu.
c) Osmanlı İmp. savaş tazminatı olarak Kars, Ardahan, Batum, Doğu Beyazıt
ve Eleşkirt'i Rusya'ya verecekti.
d) Rus sınırı içinde kalan Müslüman halk isterse göç edebilecekti.
C 1878 BERLİN ANTLAŞMASI :
* Ayastefanos Antlaşması, Avrupa Devletlerinin tepkisiyle karşılaştı. Berlin'de
Avrupa Devletlerinin de katılımı ile yeni bir Konferans toplandı. Konferans
sonunda Berlin Antlaşması imzalandı. Buna göre;
a) Bulgaristan üç parçaya ayrılarak özerk bir Bulgaristan oluşturuldu.
b) Bosna-Hersek, Osmanlılarda kalacak, yönetimi Avusturya tarafından yürütülecekti.
c) Teselya Yunanistan'a bırakıldı.
d) Sırbistan, Karadağ ve Romanya bağımsızlıklarını kazandılar .
e) Doğu Beyazıt ve Eleşkirt 08manlılara, Kars, Ardahan ve Batum Rusya'ya
bırakıldı.
f) Ermenilerin çoğunlukta oldukları yerlerde Osmanlı Imp'nun ıslahat yapması
kararlaştırıldı.
10 ERMENİ SORUNU ( I.DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ) :
* Ermeniler, Fransız İhtilali'nin yaydığı milliyetçilik akımından başlarda
pek etkilenmediler .
* Ermeni Sorunu, Avrupa Devletleri tarafından ilk kez 1815 Viyana Kongresi'nde
''Doğu Sorunu'' olarak ortaya atıldı.
* 1878 Ayastefanos ve Berlin Antlaşmalarında Ermenilerin koruyuculuğu Ruslara
bırakıldı.
* 1878'den sonra Rusların da kışkırtmalarıyla Ermeni ayaklanmaları başladı
* Ermeniler, 1887'de Hınçak Partisi'ni, 1890'da da Taşnak Sutyun Partisi'ni
kurarak halkı örgütlemeye başladılar.
* Anadolu'da bir çok yerde ayaklanmalar çıkardılar. Osmanlı Bankası Baskını'nı(1896)
ve Yıldız Suikastı'nı(1905) düzenlediler.
11- KIBRIS,TUNUS VE MISIR'IN İŞGALİ :
* İngiltere, Rusya'nın Osmanlı İmp'na karşı herhangi bir saldırısına karşı
gerçekte Doğu Akdeniz'de egemenlik kurmak ve sömürge yollarını güven altına
almak, görünürde ise Osmanlı Imp'nu korumak gerekçesi ile 1878'de Kıbrıs'a
asker çıkardı. Kıbrıs, hukuksal açıdan Osmanlıların, yönetim açısından İngilizlerin
elindeydi.
* Fransa, Akdeniz egemenliği açısından önemli gördüğü Tunus'u 1851'de, Tunus'taki
kargaşalıktan yararlanarak işgal etti.
* İngiltere, 1882 yılında Süveyş Kanalı'ndaki çıkarlarını korumak amacıyla
Mısır'ı işgal etti.1882'de İngiltere ile yapılan Antlaşmaya göre Mısır, hukuksal
olarak Osmanlı toprağı olacak, Osmanlı İmp'na yıllık vergi ödeyecek,İngiltere
ve Osmanlı Imp. Mısır'da birer ''Yüksek Komiser'' bulundurabilecekti.
12 BULGARİSTAN KRALLIĞI'NIN KURULMASI :
* 1878 Berlin Antlaşmasına göre Doğu Rumeli, ıslahat yapmak koşuluyla Osmanlı
Imp'na bırakılmıştı.
* 1885'te Doğu Rumeli Bulgarları isyan ederek Bulgar Prensliğine bağlandığını
ilan etti.Osmanlıların isyana müdahale etmesi sonucunda karışıklıklar çıktı.
* 1908'de II.Meşrutiyet'in ilanını fırsat bilen Bulgarlar bağımsızlıklarını
ilan ettiler.
13 GİRİT SORUNU VE 1897 OSMANLI-YUNAN SAVAŞI :
* Yunanistan, bağımsızlığını kazandıktan sonra Girit'i de topraklarına katabilmek
için Girit halkını Osmanlılara karşı kışkırtmaya başlamıştı.Bunun sonucunda
Girit, 1841'de ve 1866'da isyan etti.
* Osmanlı İmp'nun bölgede bir takım ıslahatlar yapmasına rağmen Girit İsyanı
tam anlamıyla bastırılamadı.
* 1896'da Girit'te çıkan bir isyan üzerine Yunanistan Adaya asker çıkardı.
Bunun üzerine Osmanlı imp. Yunanistan'a savaş açtı.Osmanlı ordularının galibiyeti
üzerine Avrupa Devletleri olaya müdahale ettiler. Yapılan İstanbul Antlaşması
ile Girit'e özerklik verildi. Yunanistan, Ada'dan askerlerini geri çekecek,Adayı
bir yunan prensi yönetecekti.
* 1908'de Girit Yunanistan tarafından işgal edildi.
* 1913 Atina Antlaşması ile Girit Yunanistan'a bırakıldı.
14 BOSNA-HERSEK'İN AVUSTURYA'YA BAĞLANMASI :
* Bosna-Hersek'in yönetimi 1878 Berlin Antla§ması ile Avusturya'ya bırakılmıştı.
* 1908'de II.Meşrutiyet'in ilanını fırsat bilen Avusturya, Bosna Hersek'i
kendi topraklarına kattığını ilan etti.
* Osmanlı İmp, Yenipazar Sancağı(Sancak Bölgesi) kendisinde kalması koşulu
ile Bosna-Hersek'i Avusturya'ya bıraktı.
XIX.YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NDA ISLAHAT HAREKETLERİ
1 II.MAHMUT DÖNEMİ ISLAHATLARI :
* Divan örgütü kaldırılıp yerine ''Bakanlar Kurulu Sistemi'' getirildi.
* Müsadere( zorla alım) sistemi kaldırıldı.
1826'da Kapıkulu Ocakları ve Yeniçeri Ocağı, halkın da yardımıyla, kaldırılıp
yerine "Asakir-i Mansure-i Muhammediye" adıyla yeni bir ordu kuruldu.
* İlk nüfus sayımı yapıldı(1827).Sayımda sadece erkekler sayıldı. -Memurlar
için kıyafet zorunluluğu getirildi.
* Padişah portreleri devlet dairelerine asılmaya başlandı.
* İlköğretim zorunlu oldu.Medreselerin yanında batılı okullar da açıldı. Memur
yetiştirmek amacıyla ''Mekteb-i Maarif-i Adliye'',''Harb Okulu'', ''Tıp Okulu'',
''Bando Okulu'' açıldı.
* Avrupa'ya ilk kez öğrenci gönderildi.
* İlk resmi gazete, "Takvim-i Vekayi'' çıkarıldı(1831).
* Askeri işleri düzenlemek için ''Dar-ı Şura-i Askeri'', adalet işlerini düzenlemek
için ''Meclis-i Vala-i Adliye'', devlet memurlarını düzenlemek için ''Dar-ı
Şura-i Babıali'' meclisleri kuruldu.
* Tımar ve Zeamet yöntemi kaldırıldı. Devlet memurları aylığa bağlandı.
* Köy ve mahallelere ''Muhtar''lar atandı.
* Posta ve Karantina örgütleri kuruldu.
* II.Mahmut ilk kez yurt içi gezilere çıktı. II.Mahmut, ülkeyi tanıma amacıyla
geziye çıkan ilk Padişahtır.
2 TANZİMAT FERMANI(1839) :
A GEREKÇESİ, AMACI :
* Avrupa Devletlerinin Osmanlı İmp'nun içişlerine karışmasını önlemek ve Avrupa üzerinde olumlu bir etki sağlamak için Osmanlı uyruğunda bulunan bütün vatandaşlara eşit haklar tanımaktır .
B ESASLARI :
* Tanzimat Fermanı;
a) Tüm halkın ırz,namus, mal, can güvenliğinin sağlanması,
b) Vergilerin herkesin gelirine göre alınması,
c) Herkes mülkiyet hakkına sahip olacak ve Devlet tarafından korunacak,
d) Askerlik işleri belli esaslara göre ve her bölgenin nüfusuna göre eşit
olarak düzenlenmesi,
e) Mahkemelerin açık yapılması, esaslarını getirdi.
C- ÖNEMİ :
* Tanzimat Fermanı ile Padişah tarafından kanun Üstünlüğü tanındı.
* Azınlıklar da hukuksal olarak Müslümanlarla eşit hale getirildi.
* Tanzimat Fermanı, Türk anayasal hareketinin ilk aşamasını oluşturur.
D SONUÇLARI :
* Dış müdahaleyi önlemek yerine daha da arttırdı.
* Halk tarafından tam olarak anlaşılamadı.
* İlk Osmanlı aydın kadrosu( Genç Osmanlılar) yetişti.
3- 1856 ISLAHAT FERMANI :
* Tanzimat Fermanı'nın tamamlayıcısı ve pekiştiricisidir.
* Tanzimat Fermanı'ndan farklı yönü, yalnızca azınlıklar için bir takım haklar
öngörmesidir .
* Kırım Savaşı sürerken Islahat Fermanı'nın yayınlanması gündeme gelmiş, Fransa'nın
görüşleri doğrultusunda bir ferman hazırlanarak Paris Barış Konferansı öncesinde(1856)
yayınlanmıştır.
Ferman'a göre;
a) Müslüman olmayanları küçük düşürücü sözler kullanılamayacak,
b) Azınlıklar Devlet Memuru olabilecek ve her tür okula girebilecek,
c) Mahkemeler açık ol8cak ve herkes kendi dininde yemin edebilecek
d) İşkence, dayak ve angarya yasak olacak,
e) Hıristiyanlar H meclislerine üye olabilecek,
f) Yabancı uyruklular mal ve mülk sahibi olabilecek,
g) Hıristiyanlar için bedelli askerlik getirilecek,
h) Herkes şirket, banka gibi ticari kurumlar açabilecekti.
4- I. VE II. MEŞRUTİYET :
* I.Meşrutiyetle ilk kez Anayasal Sistem'e geçildi. Halk az da olsa seçme
seçilme hakkına kavuşup yönetime ortak oldu. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı
bahane edilerek yürürlükten kaldırıldı.
* II.Meşrutiyet İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yoğun çabaları sonucu 1908'de
yeniden ilan edildi.
* II.Meşrutiyet Dönemi 30 Ekim 1918'e kadar sürmüştür.
I. MEŞRUTİYET
-Türk demokrasi yaşantısına ilk adım atıldı.
-1876' da ilk Türk anayasası ''Kanun-i Esasi'' yayınlandı.
-Meşrutiyet egemenliğin kaynağım değiştirdi. Egemenlik tanrıdan halka geçti. Böylece halk yönetimde söz sahibi olmaya başladı.
- I. Meşrutiyetin ilanıyla;
a) Avrupa’nın içişlerimize karışması..
b) Azınlıkların isyanlarının sona ereceği,
c) Osmanlı devletinin parçalanmaktan kurtulacağı düşünülüyordu.
- I. Meşrutiyet 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı bahane edilerek askıya alındı ve Parlamento dağıtıldı.
Osmanlı ülkesi İkinci Meşrutiyet'e kadar (1908) Abdülhamid'in baskıcı ve karanlık rejimi altında yönetildi. Başta Midhat Paşa olmak üzere, meşrutiyetçiler şu veya bu yolla saf dışı bırakıldı. Kişi güvenliği ve özgürlüğü tamamen yok edilerek, hafiyelik ve curnalcılık ağıyla tam bir « korku devleti » kuruldu. Bu dönemde bütün devlet yetkileri padişahın elinde toplandı. Sadrazam ve vekiller basit birer idare âmiri durumuna düştüler. Şûrayı Devlet de kendine verilen görevleri bağımsız bir şekilde yapamaz oldu. Öte yandan yargı organı sürekli baskı ve müdahaleler altındaydı.
Dönemin bir özelliği de, din-devlet işlerinin yeniden kaynaştırılmasıydı. Bu tarihlerde Iran ve Fas dışında bütün İslam dünyası Avrupa egemenliği altına girmişti. İngiltere de, Osmanlı İmparatorluğu’nun toprak bütünlüğünü koruma politikasını terk etmişti. İngiltere-Rusya kıskacı, II. Abdülhamid'i yeni çıkış yollan aramaya itti. Onun bu yeni manevra alanındaki bazı hareketleri, Osmanlı ve dünya müslümanlarında, İslam halifesinin Avrupa diktasından bağımsız bir hükümdar durumuna geldiği sanısını uyandırdı. II. Abdülhamid'in İslam dünyasındaki saygınlığı, ülke içinde koyu bir dincilik akımıyla birleştirildi. Panislamcı politika ve gelenekçiliğe yeniden geri dönüş, halka, dış yardım ve borçlanmaların yol açtığı acıdan biraz olsun unutturabiliyordu. Tarikat, tekke ve zaviye gibi mistik yuvaların toplumda kazandığı güç de bunu gösterir.
Jön Türklerin « İttihadı Osmanî » (1889) ile başlayan gizli örgütlenmeleri 1895'ten sonra esas olarak « Osmanlı ittihat ve Terakki Cemiyeti » ile devam etti. Jön Türk muhalefeti, orta sınıf asker ve sivil aydınlardan oluşuyor, basın yoluyla propagandayı ve hatta darbe girişimleri (1896-1897) gibi eylem biçimlerini deniyordu. Jön Türklerin de tıpkı Genç Osmanlılar gibi, işlenmiş ve tutarlı bir dünya görüşleri yoktu. Bu akım içinde, İslamcı görüşlerle laik düşünceler, saf Batıcı eğilimlerle antiemperyalist arayışlar yan yana yaşıyordu. İktisadî görüşler ise berrak değildi. Jön Türk siyasal düşüncesi, mutlakıyete karşı çıkmak, anayasanın yeniden yürürlüğe konmasını istemek, imparatorluğun bütün halklar için Osmanlılık çerçevesi içinde özgürlük talep etmek gibi noktalarda toplanıyordu. Ana hedef, « bütün Osmanlıların kardeşliği » fikrinden yola çıkarak, imparatorluğu dış müdahale ve iç bölünmelere karşı korumaktı. Bu açıdan, asıl amaç özgürlük değil, « devletin kurtarılması » idi. Özgürlük ve anayasal rejim, bunun en elverişli aracı olacak, kaynaşan unsurlardan bir « Osmanlı milleti » çıkacak, « Osmanlı vatanı »nın yeniden tanımlayacaktı. Bu nedenle Jön Türk akımının başlangıçtaki özü Osmanlıcılıktı.
Devletin nasıl kurtarılabileceği sorusuna verilen cevaplar, Jön Türk muhalefetinin başlıca iki kanada ayrılmasına yol açacaktı. Başını pozitivist Ahmed Rıza Bey'in çektiği ittihat ve Terakki'ci kanat, seçkinlerin rolüne inanıyor, devletçi ve merkezci bir politika öngörüyor Türkleri de yönetici ve egemen durumuna getirmeyi amaçlıyordu. Prens Sabahaddin'in öncülük ettiği diğer kanat ise, bölgesel özerklikler, yerinden yönetim, özel teşebbüs ve yaratıcılık, bireycilik gibi temalara ağırlık veriyordu
II. MEŞRUTİYET
İkinci Meşrutiyet aşağıdan yukarıya doğru gelen ve oldukça geniş tabana oturan
bir özgürlük hareketidir. Bu özelliğiyle egemenliği, kaynağı ve kullanılışı
bakımından hükümdara ait bir yetki sayan monarşik egemenlik anlayışın teoride
ve pratikte temelinden sarsmıştır: egemenlik yetkilerinin padişah ile milletin
temsilcileri arasında paylaşılması, parlamentolu düzene geçiş, kuvvetler ayrılığı
ilkesinin kabulü, yasama ve yürütme yetkilerinin padişahtan koparak bağımsız
ve demokratik organların eline geçmesi, bakanlar kurulunun sadece meclise
karşı sorumlu hale gelişi gibi. Bu çerçeve içinde, siyaset yapan kitlenin
genişlemesi, bir siyasî kamuoyunun doğuşu ve özgürlük düşüncesinin toplumsal
hayata girmesi gibi gelişmeler önem kazanmaktadır. Bu dönemde yeşeren iktisadî
ve siyasî bağımsızlık fikri, devlet cihazının modernleştirilmesi ve laikleştirilmesi
yolunda atılan adımlar, 1920 sonrasının millî-demokratik-laik devlet tablosunun
oluşumunu hazırlayan önemli katkılardır.
1877 yılında ancak dört ay yaşayabilen Birinci Meşrutiyet meclisi hariç tutulursa, Osmanlı siyasî hayatında parlamenter düzen, 1908-1914 yılları arasında hayata geçme imkânı bulabilmiştir. İkinci Meşrutiyet, geniş bir yelpazeye dağılan siyasî partileri, cemiyetleri, basınıyla çoğulculuğun ilk örneklerini vermiştir. O sıralar siyasal hayatın renkliliğine eşlik eden zengin siyasî ve ideolojik tartışmalara gelince, bu konular başlıca Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük, Batıcılık, mesleki içtimaî, merkeziyetçilik ve ademi merkeziyetçilik sorunları etrafında toplanmıştı.
Dönemin Türk siyasal hayatındaki olumsuz yanı ise, önceleri bir hâkim parti durumundaki İttihat ve Terakki'nin sonradan fiilen tek parti durumuna gelmesi, baskı ve terör yöntemiyle muhalefeti sindirmesiydi. Bu çığır, genel olarak bütün demokratik kurum ve mekanizmaları, özel olarak da parlamentoyu etkisizleştirdi, 1914 yılından sonra savaş şartları da bahane edilerek yeniden meclislerin tatili yoluna gidildi. Komitacılıktan yetişme İttihatçıların orduyu siyasete iyice sokmaları ve muhalefete karşı kullanmaları ise, rejimin yarı askerî bir niteliğe bürünmesine yol açtı.
Bütün bu olumlu ve olumsuz yönleriyle İkinci Meşrutiyet, daha sonraki yılların siyasal ve anayasal gelişmelerini derinden etkileyecekti.
yukarı
XIX. YÜZYILDA OSMANLI İMPARATORLUĞU'NUN KÜLTÜR VE UYGARLIĞI
1- DEVLET YÖNETİMİ :
* II.Mahmut döneminde Divan kaldırılıp yerine "Meclis-i Bas" adı
verilen bakanlar kurulu oluşturuldu.
* Divan'ın yetkileri, "Nazır" adı verilen bakanlara dağıtıldı.
* Timar Sistemi kaldırılıp devlet memurları aylığa -bağlanmış, böylece mahalli
otoriteler ortadan kaldırılmıştır.
* Merkezi otorite güçlendirildi.
* Sarayın yanında "Bab-ı Ali"nin de önemi arttı.
2 TOPRAK YÖNETİMİ :
* Timar Sistemi kaldırıldı.
* Tanzimat Fermanı ile tam mülkiyete geçiş başladı.
* 1858 Arazi Kanunu ile Osmanlı toprakları yeniden düzenlendi.
3- MALİYE :
* II.Mahmut döneminde bütün mali kurum ve kuruluşlar "Nezaret-i Umuru
Maliye"nin denetimine verildi.
* Kırım Savaşı sırasında ilk kez dış borç alındı. Bu borç Abdülaziz zamanında
oldukça arttı.
* II.Abdülhamit zamanında maliyenin iflas etmesi sonucu "Düyunu Umumiye"
adlı borçlar idaresi kuruldu(1881).
4- ORDU VE DONANMA :
* 1826'da Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasından sonra ,, Asakir-i Mansure-i
Muhammediye ordusu kuruldu.Bu orduya daha sonra ,, Nizamiye ,, adı verildi.
* II.Mahmut döneminden itibaren ''Redif'' adıyla yedek kuvvetler oluşturuldu.
* 1908'de ''Harbiye Nezareti'' kuruldu.
* Sultan Abdülaziz döneminde güçlü bir donanma kuruldu.
* 1866'da ''Bahriye Nezareti'' kuruldu.
* II.Abdülhamit döneminde donanmaya gereken önem verilmedi.
5- HUKUK :
* XIX. Yüzyılda yapılan Islahatlar, Avrupa Hukuku esas alınarak yapıldı.
* II.Mahmut zamanında adalet işlerine bakmak üzere kurulan ''Nezaret-i Deva-i'',
1870'de ''Nezaret-i Adliye''ye dönüştürüldü.
* Ticaret ve Temyiz mahkemeleri kuruldu.
* 1867'de ''Divan-ı Ahkam-ı Adliye'' adı verilen bugünkü ''Yargıtay'' kuruldu
* 1843'te ceza kanunu, 1850'de ticaret kanunu, 1863'te deniz ticaret kanunu
çıkarıldı.
* 1865'ten itibaren yeni çıkan kanunları bildiren ''Düstur'' adlı bir dergi
çıkarıldı.
* 1866-1878 yılları arasında hazırlanan ve ''Mecelle'' adı verilen medeni
kanun yayınlandı.
* Mahkemelerde bir birlik sağlanamadı.Dört tür mahkeme ortaya çıktı;
a) Nizamiye Mahkemeleri : Yeni mahkemeler olup Adliye Nezareti'ne (Adalet
Bakanlığı) bağlıydı.
b) Konsolosluk Mahkemeleri : Yabancılara ait davalara bakardı. Hariciye Nezareti'ne(
Dışişleri Bakanlığı) bağlıydı.
c) Şer'i Mahkemeler : Müslüman halkın davaları görülürdü. Şeyhülislam'a bağlıydı.
d) Gayrimüslim Cemaat Mahkemeleri :Her azınlığın kendi mahkemesi vardı.
Sadrazamlığa bağlıydı.
* 1878'de hukukçu yetiştirmek üzere " Mekteb-i Hukuk-u Şahane (Hukuk
Fakültesi)" açıldı.
6- EĞİTİM VE ÖĞRETİM :
* XIX. Yüzyılda Osmanlı eğitim sisteminde bir birlik yoktur.Eğitim kurumları
dört gruba ayrılır;
a) Medreseler,
b) Batılı usulde eğitim veren devlet okulları,
c) Azınlık okulları,
d) Yabancı ve özel okullar.
* II.Mahmut zamanında ilköğretim zorunlu hale getirildi.
* İlk Öğretmen Okulu ''Dar-ül Muallimin" 1848'de açıldı.
* 185I'de Bilimler Akademisi(Encümen-i Daniş) açıldı.
* 1863'te ilk yabancı okul (Robert Kolej) açıldı.
* 1866'da Maarif-i Umumiye Nezareti (Milli Eğitim Bakanlığı) kuruldu.
* 1870'de ilk üniversite (Dar-ül Fünun) açıldı.
* 1873'te Müslüman yetim çocuklar için ''Dar-üş Şafaka'' açıldı.
* Devlet yöneticisi yetiştirmek amacıyla "Enderun'' kapatıldıktan sonra
''Mülkiye Mektebi'' açıldı.
7- DİL, EDEBİYAT, KÜLTÜR :
* Tanzimat'la birlikte toplumda meydana gelen değişmeler, edebiyatta da kendini
göstermiş ve klasik Osmanlı Edebiyatı bırakılarak Batı Edebiyatı etkisine
girilmiştir. Bu dönemde Batı Edebiyatında görülen bir çok edebi akım ve yazın
biçimi Türk Edebiyatında da örneklerini vermeye başladı.
* XIX. Yüzyılda Türk Edebiyatı üç devreye ayrılır;
a) Tanzimat Edebiyatı Dönemi(1860-1895),
b) Edebiyat-ı Cedide Dönemi(1895-1901),
c) Milli Edebiyat Dönemi(1901'den sonra).
8- SOSYAL VE EKONOMİK HAYAT :
A SOSYAL HAYAT :
* II.Mahmut'tan itibaren toplumda her alanda değişim başlamış, giderek batılı
alışkanlıklar toplumda yer edinmiştir.
* II.Mahmut'un devlet memurları için zorunlu hale getirdiği batılı kıyafetler,
giderek halk tarafından da benimsendi.
* Haberleşmeye önem verildi.Geniş bir telgraf ağı kuruldu.
* Denizciliğe ve demiryolu yapımına ağırlık verildi.
B- EKONOMİK HAYAT :
* XIX. Yüzyılda Kapitülasyonların zararları ağır bir biçimde hissedilmeye
başlandı.
* Tarımı geliştirmek için 1864'te kurulan ''Memleket Sandıkları'' 1888'de
''Ziraat Bankası''na dönüştürüldü.
* 1880'de Ticaret ve Ziraat Odaları kuruldu.
* 1888'de ''İ.pekçilik Enstitüsü'' kuruldu.
* Osmanlı Imp. Kırım Sava§ı sırasında ilk kez dış borç (inkıraz) aldı. Daha
sonra sürekli olarak dış borç almaya devam edince 1876'da Osmanlı Maliyesi
iflas etti. Bunun sonucunda alacaklı ülkeler, 1883'te ''Düyun-u Umumiye''
örgütünü kurup alacaklarını tahsil etme yoluna gittiler.
9- SANAT VE MİMARİ :
* Osmanlı Mimarisi, Selçuklu ve Bizans Mimarisinden büyük ölçüde etkilenmiştir
.
* Lale Devri ile birlikte Batı sanat ve mimari anlayışı yavaş yavaş etkisini
göstermeye başlamış, XIX. yüzyılda batılılaşma hareketleri ile birlikte geleneksel
Osmanlı Mimari anlayışından uzaklaşılmıştır. Bu yüzyılda mimaride, ''Barok
Tarzı'' egemen oldu.
* Tanzimat ile birlikte Padişah resimlerinin devlet dairelerine asılması,
güzel sanatların gelişmesine neden oldu.
* Resimde Osmanlı ressamları gerçekçi sanat anlayışına göre resimler yaptılar.
* 1883'te Osman Hamdi Bey tarafından ''Sanayii Nefise Mekteb-i Alisi'' (Güzel
Sanatlar Yüksek Oku!u- Mimar Sinan Üniv.) açıldı.
* İlk Osmanlı müzesi Osman Hamdi Bey tarafından açıldı(İst. Arkeoloji Müzesi).
kaynaklar:
* Yediyüz, Fikret Başkaya
* Efendi, Soner Yalçın
* Modernleşen Türkiye'nin Tarihi, E.J.Zürcher
* Modern Türkiye'nin Doğuşu, Bernard Lewis
* Modernleşen Türkiye'nin Oluşumu, Prof.Dr. Faroz Ahmad
* Osmanlı İmparatorluğu-Bir Çöküşün Yeni Tarihi, Alan Palmer
* Türkiye Tarihi, Cem Yayınları, cilt: 3
* Cogito, Osmanlılar Özel Sayısı
* Osmanlı İmparatorluğu, Prof.Dr. Halil İnalçık
* Türk Demokrasi tarihi, Prof.Dr.Kemal H. Karpat
* Türkiye'nin Demokrasi Tarihi 1839-1950, Tevfik Çavdar
* İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, Prof.Dr. İlber Ortaylı
* Osmanlı Barışı, Prof.Dr. İlber Ortaylı