Yavuz'un yerine tek oğlu 25.5 yaşındaki Kanunî Sultan Süleyman geçti. Babasının
İran ve Turan siyasetini durdurmak mecburiyetinde kaldı. Zira Avrupa'da Charles-Quint
devi zuhur etmişti. Avrupa'nın büyük kısmını İspanya kralı ve Almanya imparatoru
sıfatıyla ele geçirmiş, diğer kısımlarını nüfuzu altına almıştı. Fransa'yı
tehdit ediyordu ve kuzey Afrika'da Barbaros Hayreddin Paşa ile savaşıyordu.
Türkiye bu devi alt edemediği ve makul sınırlara itemediği takdirde Osmanlı
cihan devletinin geleceğinin kararacağı âşikâr idi. Akrabalık yoluyla çok
geniş sınırlı Macaristan krallığını da nüfuzu altına alan Charles-Quint devini,
Orta Avrupa ve Batı Akdeniz'de mutlaka ezmek icap ediyordu. Sultan Süleyman,
Orta Avrupa'nın kilidi sayılan daha önce 3 ayrı padişahın 3 defa kuşatıp alamadığı,
Türkiye'nin kuzey sınırı üzerinde Macaristan'ın en müstahkem kalesine, Belgrad'a
yürüdü ve fethetti (1521).
Mevcudiyet gayeleri Türklerle savaşmak olan ve Rodos'ta üstlenen Saint-Jean
tarikatı üzerine ikinci seferi açtı. Fatih'in 3 defa kuşattırıp düşüremediği
dünyanın en müstahkem kalesini de fethetti (1522-1523).
Doğu Avrupa'da durum iyi idi. Kırım, Kazan ve Astırhan Türk hanlıkları Osmanlı'ya tabi idi. 1524'te Sahip Giray Han, Nijeniy Novgorod'u (bugünkü Gorky) feth etti ve 3 yıl önce 1521'de Moskova şehrini yakan ağabeyi I. Mehmed Giray Han'ın yolunu takip etti. Moskova prensliği Kırım'a yıllık vergi veren bir tabi devletti. Mehmed Giray 1522'de Astırhan'ı aldı ve 1524'te Kazan Hanı İstanbul'a gelerek metbûu Kanunî Sultan Süleyman tarafından kabul edildi.
Sultan Süleyman'a göre Doğu Avrupa işleri üçüncü derecede idi. Almanya-İspanya'nın Macaristan'a el atmasından ve Tuna'nın doğu kesimine inmesinden endişe ediyordu. Fransa'yı savunmaya karar verdi. Zira Fransa'ya baş eğdirdiği takdirde Charles-Quint Orta Avrupa'da Osmanlı ile hesaplaşacaktı. Fransa kralı I. François, Madrid'de Charles-Quint'in esiri idi. Annesi, cihan padişahı Kanunî Sultan Süleyman'a müracaat ederek oğlunu kurtarmasını istirham etti. Kanunî'nin aradığı fırsattı. Bu şımarık Charles-Quint'in kızkardeşi Macaristan kraliçesi idi. Macaristan kralı II. Layoş'un kızkardeşi de Charles-Quint'in kardeşi Avusturya arşidükası Ferdinand ile evli idi.
Kanûnî Orta Avrupa'ya, Macaristan'a yürüdü. Bu üçüncü sefer (1526), Kanûnî'nin
13 seferinin en ünlüsüdür ve ikinci Macaristan seferidir. Mohaç'ta Macar ordusunu
yakaladı ve kralları dahil olmak üzere 2 saatte imha etti (29 Ağustos 1526).
Tarihin en kesin neticeli ve örnek meydan muharebelerinden biridir. 11 Eylülde
Türklerin Budin dedikleri Budapeşte'ye, Macar taht şehrine girdi. Macaristan
krallığı tarihe karıştı. Macaristan, Transilvanya ve bazı ülkeler Türkiye'ye
bağlandı. Çekoslovakya ise Almanya'ya geçti.Charles-Quint ve kardeşi Avusturya
Kralı Ferdinand, Macaristan'ı almak için pek çok teşebbüs yaptılar. Kanûnî
1529'da Almanya seferine çıktı. 19 gün Viyana'yı kuşattı, fakat düşüremedi.
Bu sefer sırasında Osmanlı Türk tarihinin en büyük akın hareketi yapıldı.
Bütün Avusturya ve Güney Almanya Türk akıncıları tarafından çiğnendi. Charles-Quint
meydan muharebesi kabul etmedi. 3 yıl sonra padişah ikinci Almanya seferine
çıktı (1532). Avusturya'yı işgal etti ve Graz'ı aldı (11 Eylül). Almanya pes
etti. İstanbul Andlaşması (22 Haziran 1533) ile Türkiye'nin ve padişahın üstünlüğünü
resmen kabul etti.
Kanûnî, yedinci seferinde (1537) Venedik'e teveccüh etti. Korfu adasına çıktı
ve İtalya'da Otranto'yu ikinci defa işgal ettirdi. Seferi denizden donanma
ile Barbaros Hayreddin Paşa destekledi. Sekizinci sefer (1538) asi Boğdan
prensine karşı açıldı. Venedikle sulh yapıldı (20 Ekim 1540). Ve Kanunî Budin
seferine çıktı (1541). Alman ordusu bozuldu ve Macaristan, Budin Beylerbeyiliği
adıyla doğrudan doğruya ilhak edildi. Kral Ferdinand, son bir gayretle Budin'i
almak istedi. Fakat 100.000 kişilik ordusu Budin önlerinde mahvoldu (24 Kasım
1542). Macaristan'da Almanların elinde bulunan en mühim kaleyi, Estergon'u
geri almak üzere Kanûnî, onuncu seferine çıktı (1543).
Estergon'u (10 Ağustos) ve İstolni Belgrad'ı (4 Eylül) fethetti. Almanya baş eğdi. 8 Ekim 1547 sulhu ile Kral Ferdinand protokolde vezir-i azam (başbakan) ile eşit olduğundan İstanbul'a yıllık vergi vermeyi ve daha bir sürü ağır şartı kabul etti. Charles-Quint devi yıkılmıştı. Bu işe yalnız Orta Avrupa savaşları ile değil, Akdeniz savaşları ile de gerçekleştirilebilirdi ki ileride göreceğiz. Charles-Quint ümitsizlik içinde tahttan feragat edip manastıra çekildi (16 ocak 1556). Almanya İmparatorluğu ve ona bağlı ülkeleri kardeşi İmparator Ferdinand'a, İspanya Krallığı ve ona bağlı ülkelerde Amerika'yı oğlu II. Felipe'ye bıraktı. Almanya ile İspanya tekrar ayrıldı. Dünya rahat nefes aldı. Kanûnî'nin şöhreti zirvesine çıktı.
Kanûnî tahta çıktıktan az sonra zuhur eden Protestan mezhebini, Katolik mezhebine karşı savundu. Türk baskısı olmasaydı Charles-Quint'in Protestan mezhebini ezeceği, belki söndüreceği, olayların incelenmesinden açıkça anlaşılır.İspanya ile hiç bir zaman sulh yapılmadı ve savaş kesilmedi. Almanya sulhu ise 1556'ya kadar devam etti. Bu tarihte Kanûnî Sultan Süleyman, Almanya üzerine on üçüncü vce sonuncu seferini açtı ki, Sigetvar Seferi diye ünlüdür. İhtiyar padişah bu kalenin önünde otağ-ı hümayununda top ve tüfek sesleri arasında son nefesini verdi (7 Eylül 1556).
Türk Asrı denen XVI. asrı, II. Sultan Süleyman, Türklerin yalnız kanun yaptığı
için değil, kanunları tatbik ettiği için ancak Kanunî unvanına layık gördükleri
fakat Avrupalıların Büyük dedikleri hükümdar sembolleştirir. 2.500 yıllık
Türk tarihinin en muhteşem hükümdarı sayılır ve devri, Türklerin tarih boyunca
eriştikleri en ihtişamlı ve bahtiyar çağ olarak bilinir. Saltanatı 46 yıldır
ve Ertuğrul Gazi'nin beylik müddeti sayılmazsa, Osmanoğulları içinde en uzunudur.
Diplomasi ve devlet idaresinde gösterdiği dehâ bakımından Fatih'ten sonra
ikinci, asker olarak Fatih ve Yavuz'dan sonra üçüncüdür. Bilgen, hukukçu ve
şairdir.
6.5 milyon km2 olarak aldığı imparatorluğu 14.893.000 km2 olarak bırakmıştır
(1.998.000 km2 Avrupa, 4.169.000 km2 Asya, 8.726.000 km2 Afrika).