KAN LEKELERI!..
Seyyid Abdurrahmân, çok cömert ve ihsan sahibiydi. Mal ve canini Allahü teâlânin
dînini yaymak için ortaya koyar, uzak yerlerde Allah yolunda cihâd edenlerin
yardimina kosardi. Hanimi söyle anlatti: "Efendim, arada-sirada silâhlarini
kusanir, evden çikar, sabahtan önce yine eve gelirdi. Geldiginde üstünde-basinda
kan lekeleri olurdu. Elbiselerini yikar sesimi çikarmazdim. Yine elbiseleri
kan içinde geldigi bir gün kendisine; "Efendi! Sik sik gidip, sabaha
bu vaziyette geliyorsun. Nereye gidiyorsun ve elbisen niçin kan içinde dönüyorsun?"
diye sordum. O da; "Hanim, sagligimda iken kimseye söylemez isen, bu
sirri sana söylerim" dedi. Ben de; "Söylemem" dedim. Bunun
üzerine; "Biz vazifemiz icâbi, zaman zaman dünyânin neresinde müslümanlarla
kâfirlerin harbi varsa oraya gideriz. Müslümanlara yardim eder, küffâr ile
harbederiz. Ayrica darda kalmis müslümanlarin da yardimina yetisiriz"
buyurdu. Ben de, o yasadikça bu sirri hiç kimseye söylemeyip sakladim."